Kadının Kendi Cevabı Olmadan Özgür Yaşamın Gerçekleşmesi Mümkün Değildir

0

Önder APO

Özgür kadın çalışması, gerekli olduğu kadar en hassas çalışmadır. Özgür kadının cevabı tüm çalışma alanlarında yetkin verilmelidir. Özgür yaşama dayatılan çarpıklığın en büyük zararını kadının görmesi kaçınılmazdır. Parti içi muğlaklığın cins boyutundaki anlamına özgü olarak karşılığı, kadın üzerindeki hakimiyetten vazgeçmemedir. Özellikle kadın cephesinin kendini netleştirmemesi kölelikle direkt bağlantılıdır. Kadının kendi cevabı olmadan özgür yaşamın gerçeklemesi mümkün değildir. Güçlü ve başarıya giden devrimci bir pratiğe sahip olmadan hiçbir duygunun değeri olmaz ve bu mümkün de değildir.

Halk gerçeğimizde cins, cinsellik sorunun siyasal düşüşle çok yakından bağlantısı vardır. Baskının, iki yüzlülüğün en çok oynadığı ve aleyhte çirkince yürüttüğü bir savaş da cinsellik alanında yaşanıyor. Kadının en çok kaybettirdiği alan da budur. Yaşamda bunu çözemeyen bir kadının, hiçbir konuda kendini etkili kılması mümkün değildir. Kürt düşüşünün en önemli bir izdüşümünün yansıması kadın üzerindedir. Düşüşün en acı ve içinden çıkılmaz olanı kadınla gerçekleştirilenidir. Kürt kördüğümünün en tehlikeli bağlandığı ilişkide, kadın ve aile gerçekliği içindedir. Denilebilir ki üzerinde en çok yoğunlaşılan bitim noktası buradaki ilişki tarzındadır. Çözümsüzlük bütün başarısızlıkların nedeni olduğu gibi, çarpık yaklaşımların da temel esasıdır. Buradaki seçiciliği tam yakalayamayan, hiçbir alanda doğru bir seçiciliği yakalayamaz. Buradaki seçiciliği de ne kadar bireyselleştirirseniz, tüm alanlarda o kadar dar ve bencil olmanız kaçınılmazdır. Burada bir yücelişi sağlayamayan hiçbir alanda sağlayamaz. Basit güdülerini aşamayan bir kimlik, kişilik hiçbir şekilde yüceliş tırmanışına çıkış yapamaz. Kürt düşüşünün ve çıkışının gerçekleşmeyişinin en temel zincirlerinden, ayak bağalarından birisi burada geçerli olan ilişki tarzındadır. Bu anlamda Önderlik, olduğu yerde ve gerektiği zamanda bu zinciri parçalamakla bireyde, ailede ve giderek toplumda en temel çıkış noktasını yakalayan gerçekliktir. Bunu çözemeyen bir önderliğin hiçbir başarısından bahsedilemez. Önderlikteki büyük yaratıcılık bu anlamdaki zincirlerin parçalanmasıyla oldukça bağlantılıdır. Bu büyük adımı atmakla, diğer bütün alanlara başarılı yürüyüşü gerçekleştirmeyi bilmiştir. Sizin bütün sıkıntılarınızın kaynağı, köleliğinizin çözülüşünün başarılı bir tarzını yakalayamadığınızdandır. En büyük savaşım ve sonuç alıcı olanı bu kördüğümle verilenidir. Bu önemli bir siyasal olaydır. Kürt Ulusal Kurtuluş Savaşında siyasal olay ve siyasal alan bu noktada ister düşüşünü izah etmekte, ister yükselişini anlamlandırmakta son derece belirleyici bir rol oynar. Bütün objektif-sübjektif ajanlık dayatmalarının bu alandaki tüm oyunları aşılmadıkça, diğer tüm savaş adımlarına başarılı bir yürüyüş yapmak mümkün değildir.

Bu mücadelede hatalı katılımlarınız düzeltilmedikçe iflah olmanız düşünülemez. Bu temel bir sorundur. Bu sorun çözümlenmedikçe kaderinizi tayin etmeniz mümkün değildir. Burada gerçekleşen devrimin tüm ulusal, siyasal, sosyal, sınıfsal, cins boyutunun çözüme gitmesinde belirleyici bir yeri vardır. Onu yakalayıp çözmedikçe ömür boyu çarpılmanız, bu anlamda da bir kadercilikle sürüklenip gitmeniz kaçınılmazdır. Bu anlamda bütün yaşamınız olanca duygusal zayıflığıyla, acı sıkıntılarıyla kaynağını burada bulur. Bunu çözemeyen, hiçbir acıdan üzüntüden kurtulamayacağı gibi, mutluluğu da çok yüzeysel, sönüp parlayan bir mutluluktan öteye gidemez. Bu devrim gereklidir ve halen insanoğlunun karşısında en temel devrimlerden biridir. Özellikle bu sorun bizde her ne kadar sonradan çözülecekmiş gibi düşünülse de, en etkili bir devrim olarak kişisel ilişki düzeyinde çözümlenmeden diğer devrimsel adımları da atmak pek tutarlı ve başarılı olamaz. İçinde yaşadığımız bu büyük çirkinliği ancak bu devrimde belli bir çözüme ulaşmakla aşabilirsiniz. Erkek -ki, onun için de çok tehlikelidir- kendi lehine kullandığı o kötü alışkanlıklarıyla belli bir ölçüde belki kendini yaşatabilir. Kadın ise bu ilişki bağında dayatılan alışkanlıklı yaşam kadar çirkin, ikiyüzlü ve aşağılık bir yaşamın sahibi olamaz. Kadın gerçeğinde genelde olduğu gibi, bizde de çok daha katmerli, derin ilgisizlik, güçsüzlük siyasal bir olay olduğu gibi ancak bu, devrimsel faaliyete bütün gücüyle katılmakla çözüme kavuşabilir. Bu silahı ne kadar iyi kullanırsanız, ancak o kadar yaşam adımlarına sahip olabilirsiniz.
Son dönem çalışmalarımız kadını bencillik konusu olmaktan çıkarmış, adeta harmanlamış, bir havuz birikimi haline getirip onları yeniden akıtmanın nasılına ilişkin bir tartışmaya da yol açmıştır. Derin bir bencillik konusu olmaktan çıkarılışınız, sizin adınıza büyük bir gelişmeyi ifade eder. Aleyhinizdeki bu bencilliği aşmadıkça herhangi bir irade gelişiminden bahsetmenizin mümkün olmadığını anlamaya başlıyorsunuz.

Benim şaştığım bir nokta şu çirkinliğin kendini zaman zaman göstermesidir; yaşamda, ilişki boyutlarında sanki biz bir baskı uyguluyoruz. Sanki çok böyle değerli ilişkileri kurmaları mümkünmüş de, fırsatı bulup da bunu bizden çalmak sanki marifetmiş de, hasreti giderilecekmiş de, duygularıyla yaşayacakmış da ve bu çok önemli bir hakmış da, işte bu parti olmazsa ne kadar güzel yaşayacakmış da biz bütün bunların önünde bir engelmişiz. Böyle rezil, utanç verici bir yaklaşımın zaman zaman şu veya bu kişilikte ifade edildiğini, hatta partiye dayatıldığını görüyoruz. Bu hem çok yanlış hem de haksız ve ters olan bir yaklaşımdır. Bunlar gericiliğin büyük savunuculuğunu, bu kelimeler adı altında dile getirmek istiyorlar. Öyle bir durum yok, ama iç gericilik kendini böyle adlandırmaktan adeta zevk alıyor, bu da karşı devrimci bir duruştur. Her şeyden önce kimse bunların duygularına karşı değil. Bizim karşısında olduğumuz şeyler, bunların muazzam karşı devrimcilikleridir ve duygu düşmanlıklarıdır. Gelişen insana özgü, derin anlamlı duyguların düşmanlığıdır. Bizim karşı olduğumuz budur. Bu kadar çarpıtmalarına ve cesaret göstermelerine öfkeleniyoruz. Yoksa çarpık ilişki tarzına bizim fazla itibar gösteremeyeceğimiz çok açık. Biz bunlara duygu ve ilişki bile demeyiz. Biz kendi cinsimize, soyumuza layık bir diyalog, bir anlayış, bir duygudaşlık geliştirmek istiyoruz. İradeli, anlamlı, amaçlı bir yaşam gücü haline gelmek istiyoruz. Bunun anlaşılamaması ve bunun yerine de sürekli iğrenç çarpıtmaların dayatılması tam bir karşıt devrimci dayatmayla bağlantılıdır. Giderek bu çarpık ilişki tarzını teşhir edeceğiz. Bu biçimiyle istedikleri kadar dayatmalarını süslü laflar altında sergilemek istesinler, gerçeklik değişmez.

Burada hiçbir örgütsel deyime başvurmadan en geri olanı, geriden de öteye bir maymunlaşma sınırındakini böyle koyabilmeliyiz. Özellikle saflarımızda erkek-kadın bu noktada ne denilmek istendiğini mutlaka bilmelidir. Hiçbir zaman güzel duyguların gelişimine ve hayat bulmasına karşı değilim. Tam tersine bütün çabalarımız buna yol açmak içindir. Ama buna anlam veremeyenin, sözüm ona ilişki dayatması kadar iğrenç ve alaya alınacak başka bir ilişki biçiminin de olmadığını belirtebilirim. Eğer bu konuda PKK’nin bir ilkesi varsa, onun böyle hayat bulacağını herkesin peşinen bilmesi, devrimciliğini bu kritere bağlaması hayatidir. İlişkileri kör güdülerin gidişatına göre götürmek kadar alçak ve karşı devrimci bir tarz düşünülemez. Biz soyumuza bu çirkinliği yakıştıramayız. Cinsimize de, cinslere de bu kadar geriliğin ve giderek her türlü çarpıtmanın, iki yüzlülüğün boy vereceği güdülerin kendiliğindenliğine teslim olamayız. Adına da duygu, aşk diyemeyiz. Bunlar bizim düşüşümüzün, tüm yaşamı kaybetmemizin en düşmanca tarzı olduğu gibi, eğer bir çıkış yapacaksak bunun aşılmasıyla bağlantısını bir an bile göz ardı edemeyiz. Bu bir türlü anlaşılmak istenmiyor. Sanki partinin bir sözü, ilkesi yokmuş gibi, kör güdünün bencilliğine kendini kaptırıp gitmeyi bir marifet saymak kadar alçaltıcı bir izah olamaz. Biz iddia ediyoruz ki, nasıl ki büyük devrimci düşünüşle, çalışmayla bağlantılı maddi zenginlik elde ediliyorsa, güdülerin düşürücü gücüne karşı da onun dönüştürücü, yüceltici gücünü ortaya koymakla, en büyük duygulara ve sağlıklı yaşama ulaşılabilir. PKK, bu konuda bir arayış, bir tartışma bir özgürleşmeye başlangıcın adıdır, platformudur. Eğer mutlaka birileri adım atmak istiyorsa arayışını, tartışmasını doğru yapmalıdır.

Bugün bu ülkede ve halk içinde en özgün bir yaklaşım gücüne ulaştığımı da belirtebilirim. Ama bu neyle bağlantılı gelişti? Kendimi bu boyutlu yaşam bağına karşı sımsıkı korumakla, dayatılan ilkelliği, dayatılan ajanlığı yıllardır göğüslemekle ve en önemlisi büyük bir siyasallığı, büyük bir devrim imkanını onun her düzeydeki faaliyetini başarıyla yürütmekle bu gelişti. Yani özgür kadın ve özgür ilişki gerçekleşmesi tüm çalışmaların belli bir düzeye başarıyla taşırılmasından sonra anlam bulabilmiştir. Ciddi bir siyasi başarısı, çok ciddi bir siyasi faaliyeti, amaca büyük kilitlenmesi olmayanların kadın sorununa veya erkek sorununa cinsi anlamda her el atışı bitiştir. Nitekim yenilgiden sonra çarpık, yoz ilişkiler gelişiyor. Bir de başarı tarzıyla bağlantılı olan gelişmeler vardır ki, onu da ben temsil ediyorum. Bu çok nettir. Yenilgi değil, yengi; düşüş değil, yükseliş; siyasal kopuş değil, siyasallıkta yoğunlaşma; hatta askeri çizgiden kopma değil, ona yüklenmeyle birlikte kadını büyük sürükleyişim gerçekleşmiştir. Bunun en doruk ifadesi de Zilan kimliğindeki gerçekleşmedir. Bunun binlerce örneğinin gerçekleşmesidir. Hiç kimsenin bunu göz ardı etmemesi gerekiyor. Bu bir yaratılma olayıdır. Bu, sadece bireysel düzeyde bir yaratılma değil, ulusal ve sosyal düzeyde bir yaratılma olayıdır. Büyük siyasal gelişme ve ardından yenilmeyen askeri gerçekleştirme, kadın ve duygular boyutuna yansıdığında büyük bir sürükleyişe, yüceltilişe, dönüşüme yol açmıştır. Bunu artık görmek, kriterlere vurmak ve denektaşına koymak gerekir. PKK’ de çarpıcı olarak gerçekleşen budur.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.