“Sara, Rojbîn ve Ronahî’nin özgürlük mücadelesini başarmak boynumuzun burcudur”

0

BEHDÎNAN – PKK kurucularından Sakine Cansız’ın kendi rolü ve misyonunun bilincinde olarak bütün bedelleri göze alıp düşman karşısında durduğunu belirten KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Elif Ronahî, şunun altını çizdi: “İnandıklarını sonuna kadar uygulayan, bunu başaran ve önündeki hiçbir engeli tanımayandı. Zindanda, savaş mevziisinde, halkla ilişkilerinde, diplomaside, aynı ruh ve çabanın sahibiydi.”

KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Elif Ronahî, PKK’nin kurucularından Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbîn) ve Kürt Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez’in (Ronahî), Paris’te 9 Ocak 2013’te katledilmelerinin yıl dönümü vesilesiyle Medya Haber TV’ye konuştu.

Ronahî’nin değerlendirmeleri şöyle:

Paris Katliamı’nın 10. yıl dönümüne girerken Sara, Ronahî ve Rojbîn arkadaşı büyük bir minnet ve saygıyla anıyor, anıları önünde eğiliyorum. Rojbîn ve Ronahî arkadaş küçük yaştayken Avrupa’ya giden, Avrupa’da büyüyen ama ruhsal ve fiziki olarak ülkeden, halkından kopmayan, Kürt halkının mücadelesini yakından takip eden iki genç yoldaşımızdı. Avrupa’da gençliğin heyecanı, coşkusuyla güçlü bir mücadele yürüttüler. Rojbîn arkadaş kendi halkının sesi olmayı başaran, duyuran, bunun temsilini en üst düzeyde yapan bir öncü kadın duruşuna sahipti. Ronahî arkadaş Avrupa’daki gençliğin içinde öne çıkmayı, sıyrılmayı bilen ve gençliğin ruhuyla mücadeleye öncülük eden; kendi varlığını, geleceğini, bu halkın direnişinde gören bir yoldaşımızdı. İki yoldaşımız da gençliğin en etkili, verimli, coşkulu ve mücadeleye en güçlü katıldıkları yıllarda katledildi.

ÖZGÜR KADIN HAREKETİNİN TEMELİNİ ATANDIR

Sara (Sakine Cansız) arkadaş, mücadelenin her sahasında yer alan, düşmana karşı tüm varlığıyla mücadele eden, ilk isyanı direnişiyle başlatan kadın yoldaşımızdı. Sara arkadaşı sadece zindan süreciyle ele almak onu tanımlamakta yetersiz bırakır. Elbette ki Sara arkadaşın cezaevindeki direnişi dillere destandır. Diğer yandan Sara arkadaşın, yaşam alanlarının hepsinde de direnişi, duruşu ve mücadelesi aynı düzeydedir. Soykırım kıskacında olan bir halkın gerçekliğini gören; Dersim Katliamı’nı yaşayan, ailesinden, çevresinden dinleyen ve bunu öfkesini yaşayandır. Çocukluğundan beri hep isyan halinde olan, yanlışları reddeden ve çok bilinçli bir şekilde PKK’ye katılan bir kadın öncümüzdü. Kongreye katılması ve daha sonra mücadele yıllarına baktığımızda kadın hareketinin gelişmesinin de ilk temellerini atandır. Onun için Önderliğimiz “Sara’nın yaşamı kadının özgürlük mücadelesidir” dedi. Sara, özgür kadın hareketinin temelini atandır. Elazığ’da çalıştığı dönemde de böyledir, İzmir’de, Bingöl’de, Dersim’de de böyledir. Kadın özgürlük çalışmalarının ilk örgütlenmesi, Sara arkadaşın geliştirdiği ilk kadın grubu örgütlemesidir. Bu ilk kadın grubunu örgütlemesi, şimdiki gelişen kadın hareketinin temelini atandır. Sara arkadaş kadın kurtuluş ideolojisi doğrultusunda yaşayandır. Halka bağlılığı, yurtseverliğin en üst düzeydeydi. Devrimci, sosyalist bir kadının bakış açısıyla çok güçlü bir estetik anlayışı birleştirendi.

HER AN HER YERDEKİ ÖNCÜYDÜ

Yaşamın biyolojik bir zamanı vardır ama anlamın zamanı sonsuzdur. Sara arkadaş zamanı çok anlamlı yaşadı, anlamlı bir yaşamın sahibi oldu. Onun için anlamlı bir yaşam sonsuzdur. Sonsuzluğu kendisinde başaran, yaratan bir kadındı. Kadın ordulaşması ilan edildiğinde Botan’daydı. Botan’da kadın ordulaşmasının gelişmesinde askeri, sosyal, eğitsel, ideolojik anlamda da öncülük eden bir role sahipti. Kadın ordulaşmasının geliştirilmesi, bununla birlikte kadın hareketinin ilk kongresinin yapılmasında hazırlık komitesindedir, divanı ve yönetimidir. Kadın ve genel mücadelemizin gelişiminde de her an her yerde öncüdür.

BÜTÜN BEDELLERİ GÖZE ALARAK DURDU

Sara arkadaşın şahsında gelişen özgür kadın, yok edilmek istendi. Düşman tarafından hep hedeflenen bir yoldaşımızdı, çünkü Önderliğimiz Sara arkadaş şahsında özgür kadın modelini geliştirmek istedi ve bunu başardı da. Sara arkadaş bunun farkında ve bilincinde olarak düşman karşısında çok büyük bir direniş gösterdi. Eğer Sara arkadaş o direnişi sergilemeseydi, burada bir yenilgi bir boyun eğme ya da düşmanın karşısında geriye adım atmış olsaydı özgür kadın hareketi ve kişiliği yok edilirdi. Sara arkadaş bunun farkında olarak bütün bedelleri göze alarak düşman karşısında durdu. İnandıklarını sonuna kadar uygulayan, bunu başaran ve önündeki hiçbir engeli tanımayandı. Zindanda, savaş mevziisinde, halkla ilişkilerinde, diplomaside, aynı ruh ve çabanın sahibiydi.

KAPİTALİST MODERNİTEYE KARŞI ORTAK MÜCADELE

Sara, Ronahî ve Rojbîn arkadaşı, tüm dünya kadınları çok güçlü sahiplendi. Daha sonraki yıllarda Latin Amerika’daki bir çok kadın örgütü, Hindistan’daki kadın hareketleri Sara arkadaşı kendileri için manevi kadın önderi olarak tanıdı. Kongrelerinde böyle tanımladılar. Bu Sara arkadaşın evrensel çaptaki gerçekliğini, duruşunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda Sara arkadaş dünya kadın hareketlerinin gelişimi ile özgür Kürt kadın hareketinin gelişiminin bağını çok güçlü kurma, mirasını ortaklaştırmak, kapitalist moderniteye karşı ortak bir mücadelenin çok güçlü gelişmesini sağlamanın büyük uğraşı içindeydi. Buna mücadelemiz içerisinde öncülük etti. Her kongre ve her toplantımızda bunun önemini vurguladı.

HEP ÖNDERLİĞİN ARKASINDA DURDU

Önderliğimizin geliştirdiği çözüm ve barış süreçlerinin gelişimini destekledi. Sara arkadaş, hep Önderliğin arkasında çok güçlü durdu. Buna çok inandı, sonuna kadar da çözüm ve barışın mücadelesini yürütmek için bunu kendi yoldaşlarına anlatan, kavratan bir tutumun ve mücadelenin sahibi oldu. Onun için Sara arkadaşı tanımak onunla yoldaş olmak; Rojbîn ve Ronahî’yi tanımak ayrıcalıktır, onurdur. Bu üç yoldaşla yoldaşlık yapmak çok farklı bir sorumluluğu da kendisiyle birlikte getiren bir gerçekliktir.

FRANSA İLE ANLAŞMA VE DİYALOG SÜRECİ

Paris Katliamı’nın nedeni ve zamanlaması da önemlidir. Türkiye ile Fransa arasında PKK’ye yönelik güvenlik işbirliği anlaşması imzalanmıştı. Önderliğimiz, Türk devleti ile diyalog sürecini başlattığında bu katliam yapıldı. Sadece Türk devletinin değil, Kürt sorununun çözümünü istemeyen uluslararası Gladio da devreye girdi. Gladio’nun Türk devleti ile ortak katliamıdır. Eğer halkımız orada direniş sergilememiş olsaydı o tetikçiyi de almayacaklardı. Türkiye ile Fransa istihbaratının ya da her iki devlet içerisinde örgütlenen Gladio odaklarının ortak katliamıdır. Ortak bir komplodur. Böyle olmamış olsaydı Fransa’nın bunu açığa çıkarmaması mümkün müydü? Eğer bunu açığa çıkarmadıysa ortaklığındandır. Tetikçi de ortadan kaldırılarak yargı süreci kapatıldı. Sakine Cansız Devrimci Operasyonu sonucu MİT’in iki daire başkanını aldık. Bunların verdiği bilgiler var. Türk istihbaratının bu katliamı yaptığını ve diğer devletlerin istihbaratlarıyla ortaklaştığını ifade ettiler.

İNTİKAMINI ALDIK VE ALACAĞIZ DA

Bunu yapan güçlerin yargılanması için hem hukuki hem de her düzeydeki direnişi sonuna kadar yürütmeliyiz. Hareket olarak bunu sözünü halkımıza verdik. Sonuna kadar bu katliamın intikamını aldık ve alacağız. Önderliğimizin özgürlüğünü sağlamak, demokratik ulusu güçlü bir şekilde her alanda inşa etmek ve Sara arkadaşın başardıklarını insanlığa mal etmek için yaşadığımız sürece kesintisiz ve en üst düzeyde bunun mücadelesini yürüteceğiz. Sara, Rojbîn ve Ronahî bir yaşamın akışıydı, bu akışa akmak ve özgürlük mücadelesini başarmak boynumuzun burcudur. Buna özgürce akacağız, bunu da mutlaka başaracağız.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.