Zeryan’a Ağıt 

0

 
Bir ağıt yakmalı şimdi Cudi’ye karşı 
Nuh’a seslenmeli
Ya Star’ı çağırmalı 
Tanrılara isyan edip
En kutsalları parçalamalı ellerinle 
Yatıyor zarif bir kadın, narin mi narin 
Geçmişten gelmiş tüm hünerleri 
Kıvrımlarında yaşamın en güzel mabedi gizli 
Oturup başına saçlarını avuçlamalı
Kan kokan saçlarında öpmeli 
Teninde açılmış barut yaralarını 
Sağıtmalı içine çekip yeniden hayata döndürürcesine 
Gitme demeli, gitme, gitme 
 
Sen gidersen nice olur halimiz 
Yarım kalır aşklar, sokaklar, evler, barikatlar 
Yarım kalır ben, benlik, bizlik  
Yeter ki sen gitme 
Ben bütün ölümleri öleyim senin yerine 
Kuşanıp tepeden tırnağa intikamı 
 
Zeryan gitme sensiz olmaz bu toprak, dağ, taş
Gözlerinde biriktirdiğin umudun hüznü olmasa 
Nasıl nefes alır artık bu kentte bebekler
Anneler sütten kesilir, bereketli memeleri kurur
 
Dudağının kenarına birikmiş o çocuk gülüş olmasa 
Nasıl sevilir bahara gebe bu şehir 
Nasıl özlemle kucaklaşır aşıklar Mem û Zîn’i diyarında 
Anlamsız bu çağ nasıl anlam bulur sensizlikte 
 
Şimdi kucağıma almalıyım başını
Saçlarını öpüp koklamalıyım 
Kan kokusunu çekmeliyim içime 
Kim demiş en kötü duygudur diye intikam
En diri duygu olmalı şimdilerde 
Bu zalimler çağında kan kokusu dolmalı içime 
Senin kanınla yeniden diriltmeliyim 
İçimdeki köhnemiş yaşamı 
 
Kızkardeşim/hevalim/yoldaşım 
Yeniden dirilmeli içimdeki Amazon
 
Senin gece yazgılı, kan kokulu saçlarının arasında 
Akmalı, yüreğinin cesareti içime…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.