Kürdistan Ve Özgürlük

0

Önder APO

Tarihimizin, gittikçe her zamankinden daha fazla başarı yolunda yürüyen kutsal özgürlük yürüyüşümüzün, en anlamlı bir tanesini daha Avrupa’da tüm emekçilerin ve çok sayıda dostlarımızın katılımıyla gerçekleştirmekteyiz.

Denilebilir ki, tarihimizin bu yaşadığımız en hareketli, en anlamlı, umutlu olduğumuz kadar da tehlikelerle yüz yüze olduğumuz bu günlerinde, gerçekleştirdiğiniz bu özgürlük ve barış yürüyüşü, oldukça yerinde ve özgür Kürdistan’la sonuçlanacak adımların en güçlülerinden bir tanesi olacaktır.

Çok iyi bilmekteyiz ki, düşman tüm gücüyle siz emekçilerin; her alanda, düşüncede ortak ve varlığınızla ülkeye değil özgürce dönüşü, bir daha dönememecesine ve tarihten silinip atılıncaya kadar çok tehlikeli, tedbir alınmaz her şeyin kaybedildiği bir kaderle karşı karşıya bırakmıştır.

Avrupa’ya ve dünyanın dört bir tarafına savrulan siz Kürdistanlı emekçiler, eğer Ulusal Kurtuluş Savaşımızın aldığı büyük tedbirler olmasaydı, başta ülkedeki gerilla ve bundan kaynaklanan her türlü siyasi, diplomatik faaliyetlerimiz, savaşımız devam etmeseydi, siz emekçi yurtsever halkımızın, değil özgürlük ve barış festivalini gerçekleştirmesi, adınızdan bile bahsedemeyecektiniz. Bu açıdan mutlusunuz böyle bir günü görmekle ve çok güveniyorsunuz ki, bu özgür bir Kürdistan’a sizleri her zamankinden daha fazla yakın tutmaktadır.

Siz Değerli Halkımız ve Dostlar;

Bilmelisiniz ki, Kürdistan, gerçekten bir özgürlük yürüyüşü ile birlikte, barış yürüyüşü ve festivalini gün gün yaşamaktadır. Halkımız belki de yediği-içtiği ekmek-sudan, soluduğu havadan daha fazla özgürlüğe ve barışa susamıştır. Özgürlüksüz ve barışsız bir yaşama biz yaşam diyemeyiz. Ancak ve ancak bu iki kutsal amaç için, bu çok kararlı savaşı verdiniz ve vermekteyiz.

Ulusal Kurtuluş Savaşımımız, özgürlüğün ve barışın savaşıdır. Bütün Avrupalı dostlarımız da bilmelidirler ki, onlar için özgürlük, barış ne kadar değerliyse bizim tarihimizde hiçbir zaman yaşamadığımız, en kahredici, yok edici zulümlerle her günü karışık ve kirli bir savaşla geçen bu günlerin aşımında üzerlerine düşeni yerine getirmeleri, hem kendi temelde bağlı oldukları değerlere ve hem de insanlığa karşı yerine getirmeleri gereken görevleridir. Günümüzde Kürdistan’da özgürlük ve barış için mücadele içinde olmak, insanlığa karşı enternasyonalizme de bağlılığın sağlam ölçülerinden birisidir.

Bugün barışı yaşamayan savaşı yaşayan bir Kürdistan, bir tür Ortadoğu’nun istikrarsızlığı ve savaşı yaşaması anlamındadır. Ve sadece bununla da kalmamaktadır. ABD’den tutalım Avrupalı bir çok ilgili devlet de Ortadoğu’daki bu istikrarsızlığın buna bağlı olduğunu görmüştür. Güney Kürdistan’da yaşanan dram, bu sorunun ne kadar insanlığı ilgilendirdiğini de ortaya koymuştur. Dolayısıyla tüm dünyadaki insan haklarından, demokrasiden yana güçlerin, özellikle başta Avrupa hükümetlerini, Kürdistan’da olup bitenlere karşı çok duyarlı olmaları, insan haklarına, demokrasiye dayalı ve siyasi diyaloglardan geçen sorunun çözümüne, ciddi olarak üzerlerine düşeni yapmaları gerekir. Yapmazlarsa çıkarları her zamankinden daha fazla tehlikeye girebileceği gibi, Kürdistan halkının alevlenen savaşı kendilerini de oldukça zorlamıştır ve daha da fazla zorlayabilir.

Bu festival dolayısıyla ne kadar coşku içindeyseniz de, o kadar sizi bekleyen görevlere karşı daha fazla sorumlu olmak ve üzerinize düşeni yapmakla da karşı karşıyayız. Yalnız Kürdistan halkı için değil, başta Ortadoğu’nun bütün komşu halkları ve onların sorumlu güçleri de dahil olmak üzere, dünyanın gerçek demokratları, Kürt halkının özgürlük ve barış talebinin gereklerine mutlaka karşılık vermelidirler.

Tarihi bazı dönemlerde kilit sorunların çözüm olanakları vardır. Günümüzde bu tür sorun ve dayatan çözüm Kürdistan’dır, Kürt sorunudur. Hiç kimse “bu sorun beni ilgilendirmez” diyemez. Başta bölge halkları, bu sorunla etle tırnak gibi bağlı olduklarını görmüşlerdir. Başta Türkiye halkı, yaşadığı ağır sorunların temelinde Kürt sorununun olduğunu iliklerine kadar hissetmelidir. Her zamankinden daha fazla Türkiyeli halktan yana, ilerici demokrat tüm devrimci güçlerinin Kürt sorunun kendi temel sorunu olarak görmeleri, bu özgürlük yürüyüşüne tüm güçleri ile katılmaları, belki de tüm halklardan, hatta Kürt halkından daha çok onların ihtiyacı vardır. Bu günlerde onlara da böyle bir yaklaşım içinde olmalarını ve üzerlerine düşenleri önemli görüp yapmalarını bir kere daha vurgularız.

Özgürlüğe ve Barışa Susamış Halkımız ve Tüm Dostlar!

Böyle bir festivalde belki fiziki olarak aranızda değiliz ama, sizlere bu günlerin yaşatılmasında, başta şehitlerimiz olmak üzere, oldukça ileri bir aşamada savaşan gerillamızın ve ülkedeki çok kahırlı, kirli savaşın her türlü uygulamalarına maruz halkımızın dayanışmalarını da, selamlarını da bu vesileyle iletiyorum. Yine böyle bir festivalde siz tüm halkımızın ve dostlarımızın coşkusuna her zamankinden daha fazla bu özgürlük yürüyüşümüzün başında olduğumuzu, almış olduğumuz tedbirlerle, hazırlıklarla ülkemizin yalnız Kuzeyinde değil, Güneyinde de bundan sonra daha fazla özgürlüğe ve barışa daha yakın günlerin de hızlı bir biçimde geliştiğini belirtmekte umutluyuz

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.