Aşk Özgürlüğü Arayıştır -II-

0

 

Önder APO

Bugün şu ortaya çıkıyor; cinsellik kontrol altına alınamazsa, insanlık tükenebilir. AİDS hastalığı gelişiyor, bu cinsellikle ilgili bir hastalıktır ve önlenemezse götürür. Nüfus patlaması var, önlenmezse insanlar dünyaya sığmaz, yaşam durur. İnsanlık yalnız kendini, cinselliğin sonuçlarını engelleyemediği için bitirmiş olur. Ama diğer yandan cinsellik olmadan da yaşamın yürüyemeyeceği bellidir. Hem yaşamın vazgeçilmez bir özelliği, hem de sorunu kontrol edemezsen veya toplumsal gelişmede bir kurala veya yaşamı bu anlamda en ideale yakın bir düzeyde sürdürmeye götüremezsen, buna ne devrim yeter, ne insanlık tarihi; bu çelişki altında boğulunabilir. Zaten sorun şimdiden bu temelde ele alınıyor. Çevre sorununun da kaynağı budur. Bir yerde savaşların daha da yıkıcı gelişmesinin bir nedeni bu olabilir.

Bunlar kendiliğinden meydana gelmiyor, toplumsal gelişmenin, insansal gelişmenin ortaya çıkardığı durumlar. Son yılardaki büyük nüfus patlaması ve bundan kaynaklanan çevre tahribatı ve hastalıklar, aslında toplumsal gelişmeyle de

ilintilidir. Hatta tekniğin gelişmesi, bilimin gelişmesiyle ilintilidir, tıbbın gelişmesiyle ilintilidir. Bir yerlerde çarpık gelişme vardır ve insanlık kendini bu çarpık gelişme nedeniyle, bu teknikle, bu bilimle imha ettirecek duruma getiriyor. Belki de geleceğin devrimi, bunu önleme devrimi olacaktır. Bu bilimi, bu tekniği, bu nüfus patlamasını önleme devrimi olabilir. Şimdiden çevreyi temizletme devrimi, neredeyse en önde gelen bir amaç haline geliyor.

Sorunu kaba biçimiyle ortaya koymak da yetmez. Kapitalizme ilişkisi var, emperyalizmin başlamasıyla çok yakından ilişkisi var, sosyalist ideolojinin sorunlara tam çözüm gücü getirmesiyle ilişkisi var, yeni bir devrim ideolojisinin ihtiyacıyla ilişkisi vardır. Hiç şüphesiz arayışlar vardır, daha da gelişecektir. Kısacası, doğal görmüyoruz. İnsan toplumu, insan eyleminin büyük oranda bir sonucudur.

Toplum üzerine tartışma gelişecektir. Zaten sosyalizm, toplum üzerindeki en kapsamlı tartışmadır. Onun bilime yakın düzeye getirilmesidir. Sosyalist ideoloji, sosyalist felsefe ve hatta sosyalist bilim, toplum gerçeğinin kavranılmasına ilişkindir. İnsanı hayvanlara, hatta doğal etkilere karşı korumak kadar, doğal etkilerin vazgeçilmezliğine bağlama tartışmalarıdır. Kısaca, insani bilimler daha da geliştirilecek; din ve felsefe bir kez daha gözden geçirilecek, gerekli olduğu kadar alınacak, gerekli

olmayanlar atılacaktır. Hatta yeni dini yaklaşım, yeni felsefi yaklaşım, bilimin geliştirilmesine çalışılacak ve bütün bunlarla kendini dayatan ağır sorunlara bir çözüm kazanacak.

Bu genel yaklaşımların konuyla bağlantısı ne? Sorunları çok bireysel ele alıyorsunuz, bunun böyle olmadığını ortaya koymak içindir. Hiçbir biçimde sorunlara ucuz yaklaşamayacağımız, çok kısır, çok içe kapanmış çözümlerin mümkün olmadığını, bu kadar geneli ilgilendirdiğini göstermek içindir. Neden ilk insanlar için çok doğal olan cinsellik, bugün bizim için büyük bir sorun haline gelmiş? Bunun nedenleri üzerine sizi biraz düşündürmek içindir. Çok doğal bir güdü eğer düzenlenmezse bilimle, toplumsal denetimle, insanlığı içinde yaşanılmaz hale getireceğini göstermek, bununla bağını ortaya koymak içindir. Bütün bunlar anlayış zenginliğini geliştirmeye götürüyor, genel çerçeveyi oturtarak yaklaşım gereğini ortaya koyuyor. Daha çarpıcı nasıl girilebilir konuya?

Özellikle bizim kadro yapımıza, savaşla çok yakından bağlantılarını görerek açıklık getirmek gerekli. Yaşanılan ilişki durumu, yaşanılan yaklaşım durumları ordumuzu boğuntuya getiriyor, siyasi çalışmalarımızı felç ediyor ve ortaya çıktı ki sizde bazı itiraflar yaptınız, eleştirilerle ortaya çıkardınız, bir çok gelişmenin bu sorunla bağlantısı var. Tapındığı veya bağlandığı bir ilişkisi var, dilediği gibi çözümlenmedi mi orduya, partiye bir protestocu

olup çıkıyor. Bağlanmış, kölece mi bağlanmış, özgürce mi bağlanmış nasıl bağlandığı belli değil. Suçlamak için de belirtmiyorum, fakat savaş gerçeğiyle karşı karşıya geliyor ki, felç oluyor bizim ilişki. Büyük soruna, tepkiye yol açıyor. Savaş yasasıdır, siyasi yasadır, “kendimi bunlarla bütünleştirmeliyim” demesi gerekiyor. Buna da gücü yetmiyor. Evinden kaçmış, köyünden kaçmış kadın veya erkeğin siyasete, askeriyeye gelme durumu bu. Karşılaşma hayli çarpıcı olur.

Kolay çözümü olmadığı için bunları belirtiyorum. Size tekrar belirtiyorum ki, soruna daha da çarpıcı gireceğim, kolay ilişki olmaz diyeceğim, kolay duygu olmaz, kolay cinsellik olmaz, kolay aşk olmaz! Bütün bunların gerçeklerine ve bizdeki olası gelişme veya nasıl gelişmesi gerektiğine değineceğim. Sizin kişiliğiniz ne kadar kaldırabilir, ne kadar kavrayabilirsiniz, kavradığınızda ne kadar gereklerini yerine getirebilirsiniz. Durumlarınız belki de yürekler acısı olur. Ben dengelemeye çalışıyorum.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.