Aşk Özgürlüğü Arayıştır -IV-

0

 

Önder APO

 

Dikkat edin, halen bu çalışmalar sürdürülüyor. Fakat mesela bir dönem, yedi yaşımdaki dileğim gibi oluyor. Aşk böyle başlar. Baktım feodal engel var. Feodal engel nedir? Erken yaşta kızı bir tarafa alır, oğlanı bir tarafa çeker, on ikisinde sözlü yapar veya beşikten kertmedir, aşk imkanını veya ortamını kapatır, on beşinde evlendirir ve tümüyle öldürür. Ama benim arayışım sürdürülmüştür. Bu konu kitaplara da geçmiştir, okursunuz. Bundan iyi bir özgürlükçü olduğum ortaya çıkıyor.

Benim kız arkadaşım evlendi, ama onu aramalıydım. Bu bir arayıştı ve umutlu olduğumu gösteriyor. Sanırım siz bıraktınız; şu kişi, şunun

karısı oldu; bu kişi şunun kocası oldu. Ben o zaman kızı da, erkeği de bırakmadım. Birisi gitti ikincisiyle uğraştım tüm ulusla uğraştım. Önderliği veya tarzı gerçekçi inceleyelim. Bir kız gitti, bir çok kızla uğraştım ve uzun süre neden bazı kuvvetler işin içindedir. Mesela lise çağında, üniversite çağında niye gücüm yok? Burjuva çocukları çok doğal ilişki düzenleri içindeydiler, sanki beni zincire vurmuşlar gibi ilişkisizdim, sanki bazı kuvvetler adeta mıhlamıştı. O zaman sosyalistleşme, ulusların kaderlerini tayin hakkıyla uğraşmamız bir aşk durumuydu.

Burjuvazi için aşk var veya ona göre çok rahat ilişki düzenleri var. Feodal dönem durdurdu, kapitalizm durdurdu. Kürt kızı yok, Kürt kızı olayı zaten boğulmuş. Yanı başımda bir kaç Kürt erkeği vardı; baş belası… Şimdi yaşıyor mu, yaşamıyor mu bilmiyorum, ama Liceli, babası da müftü olan, tam bir baş belası vardı. Bir gün bıçağını çekmişti, bir kız bulmuş, her gün ona saldırıyordu. Millet dalga dalga yarılıyordu, sözde kızı yakalayacak. Dehşete kapıldım, “aman Allah’ım ben böyle bir Kürt olmayayım” dedim kendi kendime. Herkes dalga geçiyordu. İşte Kürt aşkı, siyasal koridorlarında böyle tükeniyordu. Diğer yandan izliyorduk, sevilecek kızlar çok veya burjuva çocuklar vardı. Ama bir bakıyorum, kendi haddimi biliyorum, olamaz gücüm yok, sevgi gücüm yok. Ve orada akıllı

birisi olduğum sonucu çıkıyor. Bizim Kürt gibi yapsaydım her gün yara-bere içinde olurdum.

Herhangi bir Kürt için bir şey geliştirmek mümkün mü? Bu bir Kürt gerçeği ve bir çok Kürt delikanlısı da aşkını bıçağın ucunda gösterir. Büyük bir aşk dramı! Aşk dramı da değil, sapıklık mı desek, hemen hemen bütün delikanlılar böyle değil mi? Her gün cinayet işlerler, büyük bir suçluluk olayı vardır, psikopatlık veya suç olayı var. Olmuyor, yani gücüm yok, neye duygu duyacaksın ki?

Akıllı olmasaydım kendimi orada bitirirdim. Siz o dönemlerde çok kaybettiniz, burjuvaziye sevdalandınız. İçinizde kim bilir burjuvaziye ne kadar sevdalanan var. O yüzden duygusunu sattı burjuvaziye, ruhunu sattı. İçinizde acaba ruhunu satmayanlar var mı burjuvaziye? Onun Yeşilçam güzelliklerine, film güzelliklerine, televizyon güzellerine ruhunu satmayan var mı? Çok önemli, duygu yüceliğini yakalamanız açısından, duygularınızın satılmaması gerekir. Büyük ihtimalle hepiniz sattınız. Bütün bunlar sizin neden aşkta çakıldığınızı gösterecek. Daha da önemlisi, haddini bilme meselesidir. Benim gücüm yoksa, ben nasıl saldırabilirim? Elin güzelliği elin kendisinindir. Senin ne haddine?

Tenezzül edersen, uşak olursun. Burjuvaziye niye işbirlikçilik yapılıyor? Burjuva değerleri sevdin mi, onlara uşaklığa da yönelebilirsiniz. İçinde yönelirsin, şart değil fiili ajan olmak, işbirlikçi olmak. Ağanın

kızına yöneldin mi ve büyük erkeğe yöneldin mi, zengin erkeğe köleleştin, bağlandın, paraya bağlandın mı; sen ağaya bağlandın demektir. Ağa da kime bağlı? Para kimden geliyorsa ona bağlı. Para kimden geliyor? Sömürgecilikten. O zaman sattın aşkı, sattın duygularını.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.