Zozan Çewlîg: ” 15 Ağustos klasik-geleneksel-köleleştirici toplumsal gerçeğe karşı özgürlük mücadelesini başlatmanın miladıdır”

YJA Star Merkez Karargah Komutanı Zozan Çewlîg "15 Ağustos 1984 tarihi atılımının ölümsüz komutanı olan Egîd (Mahsum Korkmaz) yoldaşımız öncülüğünde 38 yıldır büyük bedellerle muazzam bir özgürlük mücadelesi yürütülmektedir. Bu mücadelenin yarattığı değerlerle geleceği özgürlük temelinde şekillendirmenin ve bunu kesin bir başarı temelinde garantilemenin büyük mücadelesini yürütme kararlılığıyla 39. Direniş Yılı’nı karşılıyoruz."

0

BEHDİNAN –YJA Star Merkez Karargah Komutanı Zozan Çewlîg, 15 Ağustos’tan YJA Star’a kadar kadın gerillacılığının gelişimini ANF’ye yazdı.

Önder Apo’nun tarihsel öncülüğünde, bir halkın küllerinden kendisini yeniden yaratmasının en büyük adımı olarak Egîd arkadaşın komutasında gerçekleşen 15 Ağustos Atılımı, 38. yılını doldurmaktadır. 21. yüzyılın modern gerillacılığın öncülüğünü yapan YJA Star gerillaları, Egîd ve Zîlan’ın zafer çizgisinde güç haline gelmiştir. 15 Ağustos 1984 tarihi atılımının ölümsüz komutanı olan Egîd (Mahsum Korkmaz) yoldaşımız öncülüğünde 38 yıldır büyük bedellerle muazzam bir özgürlük mücadelesi yürütülmektedir. Bu mücadelenin yarattığı değerlerle geleceği özgürlük temelinde şekillendirmenin ve bunu kesin bir başarı temelinde garantilemenin büyük mücadelesini yürütme kararlılığıyla 39. Direniş Yılı’nı karşılıyoruz. Rêber Apo’nun özgürlük çizgisini zafere taşıma hedefine her zamankinden daha yakın olduğumuz gerçeği kesindir. Binyıllardır köleliğe mahkum edilmiş kadınları, mazlum Kürt halkını direnişle kurtuluşa yönelten Rêber Apo’yu sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bu çizginin en önde yürüyeni ve en zoru başaranı, bu uğurda canını feda eden yoldaşlarımızı, Egîd arkadaş şahsında tüm devrim şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Şehitlere bağlılık kadınların ve halkların bir arada, özgürce yaşayabilmesinin koşullarını, sistemini oluşturmak ve bunu kalıcılaştırmayı gerektirir. 39. Diriliş Yılı’na girerken bunun tek yaşam seçeceğimiz olduğunu tüm YJA Star güçleri adına tekrar belirtmek gerekir.

15 Ağustos Atılımı gerçekleşmeseydi Kadın Özgürlük Mücadelesi gerçek anlamda gelişim koşullarına kavuşamayacaktı

Kürt halkının tarihinde hem sömürgeciliğe hem de klasik Kürt’e yöneltilmiş ilk kurşun olması açısından 15 Ağustos 1984 Atılımı tarihsel bir değer taşıdığı gibi Kürt kadınları açısından da aynı anlamı ve niteliği ifade etmektedir. Kadının dağla buluşması, bunun gerillacılık temelinde örgütlendirilmesi, mücadele imkanına kavuşması pratikte deneyimlenmiş ilklerin elde ettiği başarılarla içerik bulmuştur. Bu anlamda 15 Ağustos eylemsellikleri kadınların erkek egemenliğine, onun kurumlaşması olan faşist devlet yapılanmasına ve klasik-geleneksel-köleleştirici toplumsal gerçeğe karşı özgürlük mücadelesini başlatmanın da miladıdır. 15 Ağustos Atılımı gerçekleşmeseydi, gerilla düşmana vurma adımını atamasaydı ve bunu sistemli bir gelişime kavuşturamasaydı kuşkusuz özgürlük iradesi gelişmeyecek, Kadın Özgürlük Mücadelesi gerçek anlamda gelişim koşullarına kavuşamayacaktı. Yani şu an dünyanın ideolojik, örgütsel ve askeri açıdan özgürlükçü en büyük kadın gerilla hareketi niteliğini taşıyan YJA Star bu biçimde gelişim imkanı bulamayacaktı. Dolayısıyla Kadın Özgürlük Devrimi’ne ulaşmanın en etkili yöntemi öz savunma anlayışı temelinde şekillenmiş bir gerilla mücadelesidir ki 15 Ağustos, bu anlamda Kadın Özgürlük Devrimi’ne koşullanmış kadın ordulaşmasının erkek egemenliği karşısında ilk karşı koyuşu ve pratik adımı olarak Kadın Özgürlük Mücadelemizin dayandığı temel mirasımızdır. Rêber Apo’nun muazzam ideolojik-örgütsel öncülüğü, pratik teşvikiyle gelişme imkanı bulmuş Kadın Özgürlük Hareketi 40 yılı aşkın süredir dağlarla buluşmuş ve 15 Ağustos eyleminden bu yana da erkek egemenlikli zihniyet, toplumsal cinsiyet ve faşist devlet yapılanması karşısında aktif bir mücadele tarihine kavuşmuştur.

Özgür erkek kimliği de “EGÎD” gerçekliği olarak tanım ve ölçü bulmaktadır

Sömürgeleştirilmiş Kürt toplumsal gerçeği içerisinde sahte bir namus olgusunun sarmalında yaşam nefesinden koparılan kadının özgürlük düşüncesiyle, onu gerçekleştirme ihtiyacıyla, bunun için adım atma cesaretiyle, sömürgeciyi tanımlayacak ve ona başkaldıracak iradeyle, bu temelde dağlarla, silahla buluşması her günü devrim niteliğinde olan muazzam gelişmeleri ifade etmektedir. Hem sömürgeci-soykırımcı-kadın düşmanı karşısında “Varlığını koruma, özgürlüğünü sağlama” mücadelesi yürütmek hem de geri-geleneksel zihniyet ve kültürü karşısında özgürlük değerleri temelinde yeni bir yaşam ve sosyal-kültürel değişime dayalı bir toplumsallık geliştirmek elbette büyük bir irade gerektirirdi. Bu anlamda Rêber Apo’nun kadınla yoldaşlığındaki tutarlılık ve kadınların bu yoldaşlığa ilkeli cevabı ve özgürlük tutkusuyla tüm bu zorluklar içinde adım adım yürüyüşü, özgürlük iradesinin ete kemiğe bürünmesini ve sadece Kürdistan’da değil, Ortadoğu ve dünyada kadın özgürlüğüne öncülük yapacak bir niteliğe kavuşmasını sağladı. İrade; ihtiyaçlarını doğru tespit etme, ona ulaşmanın kararını alma ve bu temelde adım atabilme gücü, yetisidir. 15 Ağustos, kadın özgürlük iradesinin gelişimi anlamında, özgürlük amacının pratikleşmeye kavuşması bakımından tarihsel mirasımız, mücadele pratiği olarak başlangıç noktamızdır. Bu eylem içerisinde kadının olup olmamasından ziyade eylemi gerçekleştiren kadınların da içinde yer aldığı bir ordunun ve onun bağlı olduğu örgütün, bu örgüte kaynaklık eden Rêber Apo’nun stratejik olarak kadın özgürlüğünü hedeflemesi önemlidir. 15 Ağustos bu ideolojinin pratik olarak öz savunma mücadelesine başlamasının adımıdır, bu anlamda kadın özgürlüğüne yönelmiş, kadın ordulaşmasının da mücadele pratiğinin miladı olan bir anlama sahiptir. Bu gerçeklik temelinde Egîd yoldaş bir gerilla komutanı olmak kadar, özgürlük ideolojisine, amacına bağlılığı temelinde bu ilk adıma yaptığı öncülükle büyük bir kadın yoldaşı ve özgür erkek kimliğine yönelmiş, bu ölçüleri kendinde oluşturmuş bir öze, niteliğe sahiptir. Bu nedenle nasıl ki mücadele tarihimiz açısından özgür kadın kimliği bir çizgi olarak kendisini “ZÎLAN” gerçeğinde tanımlıyorsa, özgür erkek kimliği de “EGÎD” gerçekliği olarak tanım ve ölçü bulmaktadır.

15 Ağustos insanlığın da cevabıdır

Egîd (Mahsum Korkmaz) yoldaşın öncülüğünde başlayan 15 Ağustos Atılımı, Kürdistan’da gerillacılık temelinde tamamen tarihte gelişen isyanlardan farklı ve çok daha iddialı, nitelikli bir süreci başlatmıştır. Kürdistan toprağının zenginliği, güzelliği, bereketi ve heybeti, Egîdlerin ve Zîlanların ruhu ile bütünleşerek direnişin merkezi haline gelmiştir. Bu direnişe öncülük eden Egîdlerin, Zîlanların, Bêrîtanların, Saraların, Sultan Yavuzların, Hanım Yaverkayaların, Ozan Mizgînlerin, Çiçek Selcanların, Binevş Egalların şahsında fedailiğin, direnişin mutlak bir zaferi kesinleştirdiği gerçeğini somutlaştırmıştır. Kuşkusuz bu mücadele adımının atıldığı coğrafyanın niteliği çok önemlidir. Kürdistan toprakları insanlığın doğuşuna beşiklik etmiş, bu anlamda tanrıça kültürü temelinde bin yıllarca özgürce yaşamış ve insanlığın temel değerlerinin bu süreçte şekillendiği bir niteliğe sahiptir. Kapitalist hegemon güçlerin en çok bu topraklara savaşı, talanı, sömürüyü, insanlarına hiçleşmeyi dayatması bu gerçekliğinden kaynaklıdır. 15 Ağustos Atılımı, bütün bunlara karşı insanlık değerlerinin cevabı olan bir anlama sahip olması itibarıyla tüm insanlığın Ortadoğu merkezli kendini savunma ve özüyle buluşma çabası olarak görülmelidir. Bu anlamda bu mekanlar kadın özgürlüğü öncülüğünde Ortadoğu halklarının sömürgeciye, zorbaya, talancıya, yalancı erkekliğe cevabın en güçlü verildiği bir tarihsel gerçekliğe beşiklik etmiş, Aslında mekansal olarak da 5 bin yıllık talancı zihniyet ve kurumlaşmalarla hesaplaşma imkanına kavuşulmuştur. Botan’dan Zagrolara kadar ana tanrıça kültüründen beslenen insanlığı yaşatma, savunma ve bütün insanlığa bahşetme mücadelesi veren binlerce Egîd ve Zîlanlar, bu topraklarda kökleşmiş büyük değerlere dayanarak direnmektedir. Kadın ordulaşmamış güncel itibariyle YJA Star olarak tanım bulurken, bu tanım tarihsel köklere dayalı yürütülen mücadelenin örgütlenmiş kimliği ve bu uğurda yürütülmüş büyük direnişin ve kahramanlıkların toplamı olarak nitelik bulmaktadır. Tarihten günümüze kadar gerçekleşen kahramanlıkların ve direnişlerin toplamıdır.

Saldırı dönemsel değildir

15 Ağustos’un 39. yılına girdiğimiz bu günlerde gerilla güçlerimiz Egîd ve Zîlan çizgisinde bir savaş yürütüyorlar. 38 Mücadele Yılı kendisiyle birlikte dört parça Kürdistan’da örgütlenmiş ve dünya kadın özgürlüğüne ilham olmuş bir gelişim ve mücadele gücü açığa çıkarmıştır. III. Dünya Savaşı gerçeği içerisinde Rêber Apo paradigmasının kadınların-halkların özgürlük çizgisini sistemleştirmesi gerçeği karşısında hegemon güçler öncülüğünde maşalaştırılmış faşist Türk devleti, topraklarımıza savaş ahlakını çoktan aşmış yöntem ve yoğunlukla saldırı gerçekleşmektedir. Bu anlamda halkımızın kazanımları ortadan kaldırılmak, Kürdistan coğrafyasında tanrıça değerleri bir kez daha yenilgiye uğratılmak istenmektedir. 39. Direniş Yılı’na girdiğimiz bu dönemde Zagrosların bağrında yürüyen savaş, Rojava’ya gerçekleşen saldırılar, tüm Kürt halkı ve coğrafyasının her türlü hedef alınması temelde bunu ifade etmektedir. Saldırı dönemsel değil, erkek egemenlikli zihniyet ve kurumlaşmaların, yani bunu temsil eden faşist devlet yapılanmalarının tarihsel niteliklerine dayalı bir amaca hizmet etmektedir. Bu anlamda Rêber Apo’nun çokça tanımladığı gibi bunu temelde Demokratik Uygarlık paradigmasına karşı bir saldırı olarak görmek ve bütünlüklü bir pencereden bakmak gerekir. Bu temelde YJA Star güçlerinin yürüttüğü mücadele, tıpkı 15 Ağustos Atılımı gibi ideolojik amaca dayalı kadınların ve halkımızın, halkların özgürlüğüne sahip çıkma ve bunu bir yaşam sistemine kavuşturma çabası, direnişidir. Bu anlamda Önderlik paradigmasının temsilidir. Buna dayalı olarak bugün YJA Star gerillaları, Önderliğin ve şehitlerin bıraktığı mirasa sahip çıkarak, dört parça Kürdistan da büyük kahramanlık örneklerini sergilemektedir.

Yja-Star hesap Sormaktadır

YJA Star zafer gücü ve özgürlüğün teminatı olarak bu savaş içerisinde hemen her gün yaratıcı taktiklere dayalı gerçekleştirdikleri eylemlerle yeni başarılara imza atmakta, özgürlüğe inanmış bir kadının en büyük onur değeri haline geldiğini, insan üstü bir nitelikle direniş iradesi gösterdiğini ortaya koymaktadır. Her zaman olduğu gibi özellikle bu dönem de büyük bir performansla YJA Star şahsında Kürt kadınının gücü bir kez daha ortaya çıkmış, bu gücün oluşturduğu iradi duruş, kadın özgürlüğü anlamında moral değerlerini daha da büyütürken düşmanın, iş birlikçi hain güruhun korkulu rüyası haline gelmiştir. Mizgînlerin, Ronahîlerin, Nalînlerin, Tolhildanların, Avzemlerin, Şervînlerin, Şaristanların şahsında bu gerçeklik ispatlanmıştır. Kuzey Kürdistan’da Nûjînlerin, Diljînlerin, Amaraların, Nûdaların, Semaların şahsında yine Rojavayê Kurdistan’da kadın öncülüğünde gerçekleşen devrim, gerçek bir özgürlük iradesi olarak kendisini ortaya koymaktadır. Bu gerçeklikten korkan faşist zihniyet her gün kadını hedef alarak saldırmaktadır. Son olarak Rojava Devrimi alanında kadın öncülerinden olan Jiyan, Avesta, Barîn yoldaşları şehadete ulaştıran bu saldırılar, Özgür Kadın Hareketi’nin ve kadın ordulaşmasının gücünü engelleme çabasıdır. Kadının hedef alınması kadın devriminin hedef alınması anlamına gelmektedir. Bu anlamda erkek egemenliği Türk faşist devleti somutunda halklarda özgürlük gelişimine öncülük eden kadın iradesini yok etme hedefinde, çabasındadır. Egîdlerin, Zîlanların özüyle örgütlenmiş YJA Star militanlığı bu gerçeğin bilinciyle saldırılar karşısında direnmekte ve soysuza, yalancı, soykırımcı erkekliğe faşist Türk devleti şahsında hesap sormaktadır. Biz Kürt kadınları olarak Önderliğimizin ideolojisi ile beslenen ve özgürlüğe Egîd, Zîlan ve Bêrîtanların çizgisinde zafere yürüyen bir gücüz. Saraların ve Delal Amedlerin izinde bugün Kürt kadınının gerilla saflarında nasıl bir rol oynadığı, bu yıl bir kez daha en üst düzeyde açığa çıkmıştır.

15 Ağustos, kendi geriliğine, sinmişliğine, boyun eğmeciliğine, buna yol açan düşmana karşı düşmanı yenilgiye uğratabileceğinin kesinliği oluyor

17 Nisan’da Zap, Avaşîn, Metîna alanına yönelik başlatılan işgal operasyonu dördüncü ayına girerken her günü muazzam bir çaba ve direnişle örgütlendirilmiş, kadın özgürlük gelişiminin özgürlük değerlerini temsili açısından zirvede bir duruşu somutlaştıran bir gerçeklik söz konusudur. Düşmanın teknik ağırlıklı işgal saldırıları ve kullandığı insanlık dışı savaş yöntemlerine rağmen kendisini adeta hücresine kadar örgütleyen, büyük bir askeri yetenekle düşmanın adeta teknik ve sayıyla yığın oluşturduğu koşullarda eylem yapma gücünü ortaya koyan ve tüm insani ihtiyaçların sınırlı olması karşısında iradeye dayalı yaşanabileceğini somutlaştıran yoldaşlarımız, insanlık tarihinin en büyük direnişini ortaya koymaktadır. Bu yoldaşlarımız kadının özgürlük tutkusuyla donanması halinde en büyük mücadele gücü haline geleceğinin ispatı oluyorlar. Bu gerçeklik 15 Ağustos’la kendi geriliğine, sinmişliğine, boyun eğmeciliğine, buna yol açan düşmana, sisteme, bunu üreten yaşama karşı gerçekleşmiş başkaldırının ulaştığı en son halka, bu anlamda kendisini yeniden yapılandırmayı başarmış özgürlük iradesinin düşmanı yenilgiye uğratabileceğinin kesinliği oluyor. Kadın öncülüğünde bir bütün olarak gerilla güçlerimizin ortaya koyduğu bu gelişim, özgür Kürt kimliğinin gerçek temsilini oluştururken, bu gerçeklik karşısında kendisini gizlemenin hiçbir koşulu kalmayan ve tüm çirkinliğiyle ortaya çıkan KDP şahsında işbirlikçi-köle-hain Kürt kimliğinin iflası ve halkımızın onur payesinden reddi gelişiyor. Bu savaş gerçeğin tüm boyutlarıyla açığa çıkmasını sağlıyor, çünkü bu savaşta özgürlük iradesi gerçeği netleştirici güç oluyor. Hakikatin çarpıtılma ve gizlenme tarihi olan 5 bin yıllık gerçeği ortaya koymak, netleştirmek elbette bir tarihsel eylem ve insanlık adına en büyük kazanımdır. Bu anlamda 15 Ağustos geleneğini bu direnişiyle günümüze taşıyan özgürlük güçlerimizin, kadınların ve halkların özgürlüğü temelinde zaferi kesinleşmiştir. Dönemsel olarak belki mevziler değişebilir ama dışa vurmuş ve netleşmiş, kazanımlarla güçlenmiş özgürlük gerçeği, ortaya çıkmış özgürlük iradesi, kesinlikle geriletilemez ve yenilgiye uğratılamaz. 39. yıla girerken bunun zaferini kutluyoruz.

Bu yıl yaşanan bu direnişler başta AKP-MHP faşizmi olmak üzere onun işbirlikçi ihanetçi KDP çizgisine, bunlar şahsında uluslararası güçlere büyük bir cevap olacaktır. HPG ve YJA Star komuta ve savaşçıları, dünyanın faşist hegemon güçlerinden tutalım bugün gerillacılığın sonu geldi dediği bir dönemde, demokratik modernite gerillacılığı doğrultusunda faşist güçlere karşı geliştirdiği çarpıcı ve etkili eylemlerle sistem karşıtı güçlerin feyz alacağı bir gerçeği açığa çıkardı. 38 yıllık savaş pratiğimizde özelde de son on yıllık pratiğimiz klasik savaş tarzının aşılarak uygulanan devrimci halk savaşı gerillacılık tarzının düşmanı ve en yüksek teknolojileri dahi alt edebileceğini somut pratikleriyle açığa çıkardı.

Bu tarihe yaraşır zafer

Rêber Apo’nun tarihsel öncülüğü ve büyük şehitlerimizin sonsuz minnet duyacağımız fedailikleriyle, militanların büyük çabası, kadınların, halkımızın, halkların büyük sahiplenişleri ve direnişleriyle 1984’ten 2022’ye yol alan 15 Ağustos gerçeği, bu topraklara özgürlük getirmenin mücadele geleneğini oluşturmuş, bu anlamda öz iradeyle özgür gelecek inşa edebilmenin tek tek adımlarıyla yapılandırılmış bir değerler silsilesi yaratmıştır. Bundan gurur duymak, bu onuru taşımak ve temsil etmek elbette bu tarihe yaraşır bir zaferi kesinleştirmekle mümkündür. Bu temelde özgürlük değerlerimizin doğru temsiliyle yüzümüzü Rêber Apo ile buluşulmuş özgür yarınlara dönüyor ve 15 Ağustos ruhuyla kesin başarı karalılığıyla 39. yılı karşılıyoruz. Saraların, Zîlanların, Semaların, Gulanların, Delallerin ve her gün bir yenisi eklenen özgür kadın şehitlerimizin bileşkesi olan YJA Star öncülüğü faşist erkek-devlet gerçeği ve klasik-işbirlikçi Kürtlük karşısında kesin başarıyı elde edinceye kadar amansız savaşacak ve bu toprakları Tanrıça erdemiyle yeniden yaşamla buluşturacaktır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.