Kürdistan Kadını Önderlik Gerçekliğine En Yakın Olan Kesimdir – I

0

 

Önder APO

İçimizde temel kadın gerçekliğini özgürce ele almak isteyen kızlar var, bu konudaki görüşleri önemlidir. Kendi sorunlarınıza güçlü bir şekilde doğru yaklaşım göstermelisiniz. İnanıyoruz ki bunun ortamını, şeklini yakalamışsınızdır. Bu özgürlük fırsatlarını değerlendirmek gerekir. Düz kafa, yüzeysel kafa aşılmalı. Artık gerçek yol arkadaşları istiyoruz. Bir çok ikiyüzlülükten, zayıflıktan arınmış, sağlam yürüyebilen özgürlük savaşçıları istiyoruz ve bu önemlidir.

Her zaman şunu söyledim; bizim size verebileceğimiz en büyük ders, iyi bir tartışma özgürlüğünü sunmadır. Bu tartışma özgürlüğü her yerde yoktur, hatta hiç yok. Ben görmedim, herkes de bunun farkındadır. Her şeyden önce tartışma özgürlüğünü kendi kendinize kapatmışsınız. Ufuklarınız, bakış açılarınız bu ortamı kendi kendine kapatma biçiminde bir sonuca yol açıyor. Çok egemen bir ahlak var, çok egemen yaklaşım açıları var, nereye girerseniz girin kendinizi zincirlemiş, perdelemiş olarak giriyorsunuz. Bunu yıkmaya çalışıyoruz. İkincisi; ortamın kendisi mahkum edici, perdeleyicidir. Bunu da yıkmaya çalışıyoruz. Bu sizde yeni düşüncelere, tutkulara yol açabilir. Ben kimim, neyim, nereden geldim, nereye gitmeliyim? Neyi nasıl istemeliyim, hakkım nedir, hukukum nedir? En iyisini nasıl geliştirebilmeliyim gibi düşünceler ortaya çıkabilmelidir. Bu ortamı sunmaya çalışıyoruz. Bu önemlidir. Her zaman söylüyorum; aile koşullarında
sizin diliniz kısaltılmıştır. Denildiği gibi “kadın eksiktir ve beyni eksilmiştir” şeklindeki bir anlayışı kabul edemeyiz. Bir önderlik gerçeği olarak bu konuda gerçek tercihimi özgürlükten yana yaptım. Kadının dilini, beynini eksiltmek, kısaltmak tutumuna girmedik. Bu önemlidir.

Sizin bir türlü bu tutuma girememeniz, çok güçlü bir dile, çok güçlü bir düşünce yeteneğine kavuşmayışınız kesinlikle sınıfsal ve sömürgesel gerçeklikle oldukça bağlantılıdır. İşte bununla bağlantıyı ortaya koymaya çalışıyorum. Ben sorunları salt cinsel düzeyde ele almıyorum. Bunu fark ettim, hatta fark etmekten de öteye, cinselliğin tuzaklarını da gördüm. Bir çok olay da var, bunları ucuz yol-yöntemlerle atlatmaya çalışırlar. Böyle olamaz. Olayın toplumsal, siyasal, ahlaki sahaya yayılışını; kişiyi dondurucu, baştan çıkarıcı, her türlü yeteneklerini örtbas edici, tıkatıcı yanlarını ortaya çıkarmaya çalıştık.

Aslında kadın-erkek çözümlemesi en az devlet ve sınıf çözümlemesi kadar değerli bir çözümlemedir. Aynı zamanda gerekli bir çözümlemedir. Marksizm bunu şimdiye kadar neden yapamadı? Bunu ciddi bir eksiklik olarak görmek gerekiyor. Bunu biraz gidermeye veya bu konu üzerinde biraz daha derinlemesine durmaya çalışıyoruz. İçine girdiğimiz yönelimi eleştirebilirsiniz. Bunu en az sömürgecilikle savaşmak kadar önemli görüyorum. Bu konuya cesur bir yaklaşım gerekli. Kadınlardan daha fazla erkekleri de değişikliğe yöneltmek çok önemlidir. Erkeklik olgusunu sosyal, siyasal düzeyin ötesinde değerlendirmek, yine oldukça
ezici bir kişilik olarak kendini hangi temelde dayattığını görmek büyük önem taşır. Sizlerde bu boyut veya bu boyutlara yaklaşım zayıftır. Görseniz de tavır koyma, geliştirme yönünüz çok zayıf; ya çok tepkisel ya da çok boyun eğmeci yaklaşırsınız. Bu yaklaşım bir özgürlük kadınına yakışmaz. Karşınızdakini ele almaya, dönüştürmeye hiç gelmiyorsunuz. Kendimi herhangi birinizin yerine koyduğumda dehşete kapılıyor ve ürküyorum. Bu da sizin özgürlük uğruna neleri yapmanız gerektiğini ortaya koyuyor.

Devamı Yarın…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.