Keşke Zap’ta Olsaydım


Keşke Zap’ta olsaydım, özgürlük sevdalılarına bir mağara olsaydım, sarp, tunelleri derin olan bir mağara. O mağarada berrak bir kaynak suyu olup, şehidlerin yüreğine düşseydim.

Keşke Zap’ta olsaydım.

Siyah kara bulutlar olup, düşmanların yüreğine girip kan emici düşmanların uykusundaki korkusu olurdum. Yağmur olup kahraman gerillalara siper olurdum. Güneş ışınları olurdum ve her bir ışında mızrak olup  düşmanın beynine saplanırdım.

Keşke Zap’ta kırmızı Mekaplıların ayağının altında intikam alan bir patika olsaydım. Her bir adımda bir gül verseydim şehitlere. Devrimde kırmızı bir gül, kırmızı bir gül Zap güzelliğinde. Ey gerilla sevdası  olan Zap! Senin güzelliğin gerillanın boy posunda kamaşır, ya da onların güzelliğini onlardan mı çaldın? Senin güzelliğinde gerillalığı görüyorum, gerillanın her bir bakışı dağların gibi sarptır. Her bir gülüşü senin çiçeklerin gibi rengarenktir. Her bir gözyaşında senin nehirlerini görüyorum. Onlar senin güzelliğinle kendini çizdiler sen onların ruhuyla kendini var ettin.

Zap sadece bir dağ değildir. Zap çok asidir. Zap dağlı halk olan Gutilerin adıdır. Zap özgürlüğün ve başarının çağrısıdır.  Gençlerin yüreğini harlayan özgürlük sevdasıdır. Güzelliğiyle bakir olan, her genç için ilginçtir. Kor olan ateşinin etrafında gerillalar halaya durmuşlar. İlk kavimlerden çağdaş gerillaya kadar doruklarında ateş sönmemiş.

Hiç kimse doruklarındaki ateşi söndürememiş. Düşmanın elinin yetişemediği mekan ve yer olmuştur. Kuzey Kürdistan’ın dağlarındandır. O yüzden Kuzey’in ruhu rengini Zap’a vermiş. Her bir Kürt genci ruhu Kuzeyli olan Zap’a sığınmıştır. Çünkü özgürlük Kuzey’in renginde yeşermiş ve doruklarında büyüyor. Özgürlüğün zirvesidir Zap, Gurur olmuş ve asla boyun eğmemiştir.

Ey Zap dikkat et! aylardır bu ovalarda ve köylerde binlerce yürek aynı anda senin için çarpıyor. Dinle, aşk şarkıları sana söyleniyor. Çocuklar Zap şarkısı ile büyüyorlar. Artık güneş çocuklarının rüyası ve hayalisin sen. Kürt kadınların sevdasısın artık. Bu yüzden bütün halkın gücü ve kızgınlığı senin etrafında toplanmış.

Düşmanın yüreğindeki korkusun sen. Çünkü yüreklerindeki korku sensin, artık tatlı rüyaları haram onlara ve yüzlerini güzelliğine vermişler. Kan emici, sömürücüler tarihlerinden ders almamışlar. Top ve tanklarla, uçak ve kimyasal zehirlerle o güzellere saldırıyorlar.  Ama bilmiyorlar Zap işgalcilere yol vermeyecek. Zap kapısı düşmanlara kapalıdır. Çünkü Zap kapısının anahtarı gerilanın yüreğinde saklıdır.

Zap binlerce gerillaya ev sahipliği yapmış. Yolu Kuzey’e düşen her gerillanın mutlaka bir gece Zap’ın misafiri olmuştur. Zap heybeti ve güzelliğiyle onları karşılamış. Ama Zap onlardan habersiz, onların yüreğini almış ve kapılarının anahtarlarını yüreklerinde gizlemiştir. O yüzdendir ki Zap’ın her uçurumu ve dağı gerila için mesken ve yer ama düşmana mezar oluyor. Her su kaynağı gerilaya Zemzem, düşmana zehir oluyor. Her ağaç ve taş gerilaya siper, düşmana diken oluyor. Her bir zirvesi düşmana kabus, gerillaya zafer oluyor.

Artık kavuşma zamanı gelmiştir. Ey Zap! Keşke yüzyıllık hasrete doymasam. Eğer bir yaşam varsa doruklarında özgürlüğe kavuşacaktır. Eğer azim varsa senin yokuşlarında olacak. O azim değil mi ateşin içinde ateşle savaşıyorsun. O azim değil mi zehrin içinde cehennem oluyor. Azmine kurban olayım. Eğer yoldaşlık varsa seninle ve senin yoldaşlarınla olacak. En güzel gülüş onların yüzündedir, büyük öfke bakışlardadır, içten sevmek onların fikirlerinde, mutlak zafer iralerindedir.

Ey Zap! Artık zirvelerine ulaşma zamanıdır. Düşman nereden gelirse gelsin,  isterse gökten isterse de yerden gelsin, isterse tanklarla, isterse toplarla, zehirlerle ya da nükleerle olsun. Artık bu sonunu getirecek ve sonunu hazırlamak için geliyor. İnsanlıktan nasibini alamamış düşmanı Zap suyunda boğacağız.
Zap kalesinde zafer zılgıtlarının yükselmesi yakındır artık. Hayallerimiz Zap’ta gerçekleşecek. Zap dağlarında iki mezar kazılıcak; bir tanesi hainlere ve işbirlikçilere diğeri ise faşizme kazılacak. Ve mezar taşlarında yazılacak, hainlik ve işbirlikçilik Kürdistan de gömülmüştür, hayali Osmanlı ve faşizm burada ölmüştür diye.