Ekim ayı kadın şehitler anısına


Ekim ayı Kürdistan Özgürlük Mücadelesinde önemli bir yere sahiptir. Bu ayda kadın orduşlaşması gelişmiş ve pek çok kadın özgürlük savaşçısı bu ayda şehadete ulaşmıştır. Bu yüzden Ekim ayı kadın şehitler ayı olarak ilan edilmiştir. Her şehit Kürdistan Özgürlük Hareketi için bir ilham, bir örnekti.

Bu yıl ise Ekim ayıyla birlikte Kürdistan kadın ordulaşmasının 30. yılına girdik ve 30. Yılda gelişen direniş özgürlükte ısrarın ne denli büyük olduğunu gösterdi. YJA-Star gerillaları Kürdistan dağlarında özellikle de Zap, Avaşin ve Metina’da işgalci Türk ordusuna karşı profesyonel ve kararlı duruşlarıyla en ön saflarda savaştı.

Bugün Ekim şehitleri çizgisinde yer alan Kürt kadın gerillaları, özgürlük mücadelesinde başarıya ulaşacakları iddiasıyla Zap, Avashin ve Metina’da özverili bir mücadele yürütüyor. Kürt kadın ordulaşması Beritan yoldaş çizgisinde ilerleyerek 1993 yılında ilan edildi. Kuşkusuz Béritan yoldaşın tarihte bugüne kadar geliştirdiği direniş çizgisi, teslimiyet karşısında asla teslim olmayan ölümle karşı karşıya kalsa da , teslimiyet karşısında asla teslim olmayan Kürt kadınlarının duruşunun ifadesidir. Bu aşama, bilgelik ve hakikate ulaşma aşamasıdır. Çünkü Kürt kadınının gerçeği, düşmanın eline geçmemek  için kendilerini en yüksek kayalardan ve çıkıntılardan attıkları ve en onurlu ölümü seçtikleri bir gerçektir. 50 yıldır kesintisiz süren Kürdistan Özgürlük Mücadelesi Önder Apo önderliğinde devam etmektedir. Önder Apo’nun emek ve çabaları sayesinde kadınlar öncü, devrimci kimliği kazandı. Önderlik kadınların kendi hakikatlerine ve doğalarına göre yaşayabilmesi için bir fırsat yarattı. Fakat bugün Öndeliğimiz kapitalist modernite tarafından ağır bir izolasyona tabi tutulmaktadır. Önderliğimiz yalancı erkeğin oyunlarını boşa çıkardığı için iktidar güçlerinin hedefindedir. Bu yüzden kadınların özgürlüğü Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüyle bağlantılı olmaktadır ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü kadınların mutlak özgürlüğü olacaktır. Önder Apo şu belirlemelere yer vermektedir;Evrenin amacının özgürlük olduğunu söylemek isterim, aynı zamanda bir kadın için birçok kez bir kadının ilk hedefinin özgürlükten başka bir şey olmaması gerektiği söylenmiştir. Evrende birlikte var olan mekan, eşsiz bir uyum içinde mevcut hareket, kadınların içinde oynadığı rolle ilgilidir. İnsanlar bu soruyu sormaktan vazgeçemezler; Kadınların mevcut çevrelerin entegrasyonunda rol alması mümkün müdür? Bir kadında meydana gelen aşk ve tutku, evrende meydana gelen her gerçeklikte ve farklılıkta da olur. Çünkü erkek evrenin özüyse, kadın da yaşamın kendisidir.’Özellikle Önder Apo’ya dönük geliştirilen komployla birlikte birçok kadın militan fedai eylemler geliştirmiş, güneşimizi karartamazsınız diyerek bedenini ateşe vermiştir. Bu kadınlar Önder Apo’ya olan sonsuz bağlılıklarını göstererek yaşamlarını feda etmişlerdir.

Düşmanın komplo saldırısına karşılık vermek için heval Rotinda (Aynur Artan) 23 Ekim 1998’de  Midyat’ta bedenini ateşe vermiştir. Yine 25 Ekim 1996 yılında Leyla Kaplan Önder Apo’ya olan bağlılığını şöyle ifade etmişti yazdığı mektubunda;Seni her şeyden çok seviyorum. Yaşamımı eylemimle taçlandırarak güzelleştirebileceğime inanıyorum. Öncelikli isteğim Önder Abdullah Öcalan’ın güvenliğidir. Kendi gerçekliğimizi gördükçe size bağlılığımız artıyor. Çünkü varlığınız bizi yeniden yaratıyor ve canlı kılıyor. Başkanım;Bir Kürt kadını olarak size gönülden selam ve saygılarımı iletiyorum. “ Kendini feda etmek dördüncü kelebek misali hakikate ulaşmaktır. Fedailik demek karanlığa inat aydınlık günleri doğurmaktır, fedailik demek düşmanın kirliliğine inat özgürlük ateşinde yanmaktır, fedailik demek güzel yaşama ve hakikate aşık olmak demektir.  Özellikle Ekim ayında birçok kadın kahraman fedai eylemleriyle iddialarını ve kararlılıklarını ortaya koymuştur. Rojava’da Daiş çetelerine karşı savaşın en çetin geçtiği süreçte savaş içerisinde yerini alan Arin Mirkan yoldaşlarını kurtarmak için 5 Ekim 2014 yılında Kobanê’nin Miştenur bölgesinde fedai eylem gerçekleştirerek kendini feda etti. Birçok kadın arkadaş da bu mücadele içerisinde kendini feda etti ve bu şekilde sembolleştiler ve hakikatin temsiliyeti oldular tıpkı Heval Rojin Gewda, Rûken Bingöl, Arjîn Garzan, Binevş Êzidî, Çiçek Botan û Nergis Cizre gibi.
Kadın ordulaşmasının ilk aşamasından bugüne kadar birçok ağır şehadetler yaşandı ve her arkadaş şehadete ulaştığı sürecin ifadesi ve sembolü oldu. Birçok Türkmen, Çerkes, Arap, Alman ve diğer uluslardan özgürlük mücadelesine katılan kadın militan savaşta büyük öncülük yapmış ve komutanlık görevi üstlenerek kadın özgürlük mücadelesinde büyük rol oynamıştır. Apocu ruhu açığa çıkartarak enternasyonalist bir savaşçı olarak özgürlük mücadelesinde yerlerini almış ve Ekim ayında şehadete ulaşmışlardır. Şehid Ronahî (Andrea Wolf), Canda Türkmen (Sanem Sertap Gülge), Mizgîn Türk (Hüsne Akül) û Gulnaz Ege bu enternasyonalist mücadenin ifadesi olmuşlardır. Bu yönüyle Önder Apo’nun fikir ve fessefesi evrenseldir ve her kadın kendini bu felsefe içerisinde bulabilir.  Bugünde bütün dünyada özgürlük arayışçısı kadınlar Önder Apo’nun fikirlerini ve ideolojisini araştırdığı için merak ettiği için hegemonik güçler kadına karşı en acımasız politkaları uygulamaktadır. Kadınlar bulundukları her alanda sistemin saldırılarına maaruz kalmaktadır. Kendi iradesini açığa çıkardan, mücadele eden kadınlar hedef alınmaktadır. 12 Ekim 2019 tarihinde çeteler tarafından katledilen Hevrin Xelef ve kadın bilimi olan Jineoloji’nin gelişmesinde büyük katkıaları olan, bu anlamıyla bir hafıza yaratan Heval Zilan (Nagihan Akarsel) gibi.  Her şehit kadın özgür yaşamın temsili oluyor. Geçmişten günümüze adını tarihe yazan her kadın kendinden sonrakine pahabiçilmez bir miras ve mücadele geleneği bırakıyor. Bu satırlara sığdıramadığımız binlerce kahraman kadın var elbet. Her arayışçı genç kadın için bu kahramanlar doğru yaşamın adresi oluyor.